Uygur Ülkesinde

Zembil Sonbahar Ovacık, Koca Çınar

Çin seddindeyiz canım,
Yeşil ve sisin tam ortasında
Ata yurdumuz uzanıyor az ötede
Sanki avuçlarımızda

Birkaç çekik gözlü bize bakıp gülümsüyor
Belki de bu yaşta, bu sisin arasında
Bunların ne işi var burda diye düşünüyor
Bakışları ikimizde kaşla göz arasında

Biz iki yorgun savaşçı sislerin tam ortasında
Ufka bakıyoruz sanki bir şey arar gibi
Yanı başımızda tanıdık bir ses merhaba diyor
Hasretle hatırımızı sorar gibi

Birdenbire sayısız atların akını başlıyor
Sedlere vurdukça nal sesleri yankılanıyor
Göz bebeklerimizde bayrak açmış Hun çerileri
En önde geleni Çu-Çı’ydı sanki

Kuleden kuleye savaş boruları yeniden öttü
Kum gibi Çin askeri doldurdu seddi
Dağlar ayaklandı yeniden
Güzelim güneş battı

Nasıl da unuttuk dolunayı
Görüyorsun peşimizden gelmiş
Sevdalı yüreklerimizi aydınlatmak için
Dağların en yücesidir dememiş yükselmiş

El ele tutuşmuşuz, ellerin ne sıcak
Omuz omuzayız, gözlerimiz ufukta
Çin seddi uzadıkça uzanıyor
Ayaklarımızın altında

Dudaklarımızda aynı şarkı
“Bu aşka canımı adayacağım” diyoruz
Bir dua olup çıkmış gibi
Çin seddinin her karesine yazıyoruz

Sonra bir Uygur sofrasında
Tahta kaplar içinde
Şükür niyetine dostlarımızla birlikte
Çorbamızı içiyoruz
14 Eylül 2006

Oyhan Hasan BILDIRKİ

Subscribe

Subscribe to our e-mail newsletter to receive updates.

No comments yet.

Leave a Reply

Lecteursenvoyage |
Leslecturesdaurelie |
Encre, plume, papier et acier |
Unblog.fr | Créer un blog | Annuaire | Signaler un abus | Lescarnetsdekilya
| Sang Pour Sang Lilania
| Transhumanis